İlişkiler ve İletişim
8 Bölüm · 3–4 dk Animasyon
Bağırmayan Anneler
Orijinal Adı: Türkçe özgün eser
Bir çocuğa bağırdıktan sonra hissedilen pişmanlık, çoğu anne babanın yakından bildiği bir duygudur. Aile danışmanı Hatice Kübra Tongar, Bağırmayan Anneler'de yazara göre öfkenin çoğu zaman anlık bir patlamadan çok içte biriken ihtiyaçlarla ilgili olduğunu anlatıyor. Yazar, bağırmanın çocukla ilişkiye etkisini ele alırken öfkeyi yönetmenin ve sakin iletişim kurmanın yollarını arıyor. Ebeveynin kendi duygusal ihtiyaçlarını fark etmesi çocukla kurulan bağı güçlendirir. Buradaki adımlar ebeveynlere sakin ve yapıcı iletişim yolları sunar.
Öne Çıkan Temel Fikirler ve Bölümler:
- Bölüm 1 — Ders mi kaldı, acı mı?: Yazarın çıkış sorusu şu: Çocukken yediğin bağırışlardan hangisi aklında? Çoğumuz verilmek istenen dersi değil, o anki sesi, utancı ve korkuyu hatırlarız. Bu gözlem, bağırmanın öğretmeye değil, hatırlanan bir acıya dönüşt…
- Bölüm 2 — Öfke bir bilgi taşır: Kitaba göre ebeveynin öfkesi, çoğu zaman çocuktan çok kendi içindeki bir dengesizlikten, yorgunluktan ya da karşılanmamış bir ihtiyaçtan gelir. Akşam yorgunluğuyla eve gelip salondaki dağınıklığa patlayan anne, aslında g…
- Bölüm 3 — Bastırmadan, patlamadan: Yazar, öfkeyi yok saymayı ya da yutmayı önermiyor; onu anlamayı ve yönetmeyi öneriyor. Öfkeni bastıran ebeveyn bir gün beklenmedik bir yerde patlar. Bunun yerine kısa bir ara vermek, bir bardak su içmek ya da başka bir o…
Temel Kazanımlar:
- Bağırmanın çocukta bıraktığı izi düşünürsün
- Kendi öfkeni bastırmak yerine anlamayı denersin
- Disiplin ile korkutmayı birbirinden ayırırsın