Daniel Kahneman · 2011
Neden bazen bir saniyede karar verip sonra pişman oluyoruz? Nobel ödüllü psikolog Daniel Kahneman, 2011'de yayımlanan bu kitapta zihnin iki çalışma biçimini anlatıyor: hızlı ve sezgisel olanı, yavaş ve hesapçı olanı. Çapalama, kayıptan kaçınma, erişilebilirlik gibi düşünme tuzaklarını gündelik kararlarla bağlıyor. Para, iş ya da sağlıkla ilgili önemli bir seçimden önce işine yarar. Küçük bir not: hazırlama etkisi gibi bazı bölümler sonradan tekrarlanamayan çalışmalara dayandığı için sorgulandı; Kahneman da bunu kabul etti.
Daniel Goleman · 1995
Okulda çok başarılı olup hayatta zorlanan, ortalama notlarla ama insanlarla iyi geçinerek ilerleyen tanıdıkların vardır. Psikoloji yazarı Daniel Goleman bu kitapta farkın bir kısmını duyguları tanıma ve yönetme becerisinde arıyor. Kavramı geniş kitlelere tanıtan kitap, bu becerilerin öğrenilebileceğini savunuyor. Bazı iddiaları akademide tartışmalı bulunsa da sunduğu çerçeve gündelik hayatta işe yarar sorular sorduruyor: Ne hissediyorum, neden, ve şimdi ne yapacağım?
Robert B. Cialdini · 1984
İknanın Psikolojisi, insanların karar verme süreçlerini etkileyen altı temel psikolojik prensibi anlatan, alanının en önemli eserlerinden biridir. Robert Cialdini, insanların evet demesine neden olan etkenleri bilimsel deneyler ve günlük yaşamdan örneklerle açıklıyor. Pazarlamacıların, satıcıların ve bağış toplayanların bizi nasıl ikna ettiğini anlamak, hem kendi kararlarımızı daha bilinçli almamızı sağlar hem de iletişim becerilerimizi güçlendirir. Otomatik tepkilerimizin nasıl tetiklendiğini kavradığında, hayatın birçok alanında daha kontrollü ve etkili adımlar atabilirsin.
Mihaly Csikszentmihalyi · 1990
Akış, insanın bir etkinliğe tamamen daldığı, zaman kavramını yitirdiği ve derin bir odaklanma yaşadığı zihinsel durumu inceleyen öncü bir eserdir. Mihaly Csikszentmihalyi, mutluluğun dışsal ödüllerde değil, anın kendisine tamamen odaklanarak kendi içsel deneyimlerimizde gizli olduğunu bilimsel verilerle aktarıyor. Becerilerimizle karşılaştığımız zorlukların mükemmel bir dengede olduğu bu akış hali, hayatımıza anlam ve derinlik katar. Gündelik yaşamı nasıl daha tatmin edici ve verimli hale getirebileceğini öğrenmek için, içsel dünyanı yeniden keşfetmeni sağlayan bu değerli rehberin bölümlerini mutlaka izlemelisin.
Bessel A. van der Kolk · 2014
Beden Kayıt Tutar, travmanın beyni, zihni ve bedeni nasıl kalıcı olarak değiştirdiğini inceleyen, çok okunan bir eserdir. Dr. Bessel van der Kolk, yaşanan derin acıların sadece zihinde birer anı olarak kalmadığını, bedende de iz bıraktığını klinik deneyimi ve araştırmalarla savunuyor. Kitap, travma mağdurlarının iyileşme sürecinde konuşma terapisinin ötesine geçerek yoga, nefes ve ritim gibi bedensel yaklaşımların da önemine değinmektedir. Dikkat: Bu kitap tıbbi bir tedavi rehberi değildir, kendi başına uygulamadan önce mutlaka profesyonel bir destek alman önerilir.
Allan Pease, Barbara Pease · 2004
Karşındaki kişi kollarını kavuşturdu diye hemen sana kapandığını mı düşünüyorsun? Allan ve Barbara Pease bu kitapta jestleri, mimikleri, duruşu ve mesafeyi anlatıyor. Ama verdikleri en sağlam ders şu: tek bir hareket hiçbir şey kanıtlamaz. Jestleri bir küme olarak, söylenen sözle ve ortamla birlikte okumayı öneriyorlar. İş görüşmesine hazırlanan, sunum yapan ya da insanları biraz daha iyi anlamak isteyen herkes için eğlenceli bir başlangıç. Bazı iddialar popüler bilim düzeyinde; kitabı kesin bir sözlük gibi değil, dikkat egzersizi gibi ele al.
David D. Burns · 1980
Moralin bozulduğunda nedenini genellikle olayın kendisinde ararsın. David D. Burns bu kitapta dikkatini başka bir noktaya, olayla duygu arasında kafanda kurduğun yoruma çeviriyor. Bilişsel davranışçı terapiyi geniş okur kitlesine tanıtan eserlerden biri olan kitap, çökkün ruh hâlini besleyen düşünce hatalarını tanımayı ve onları yazıya dökerek sınamayı öğretiyor. Özgüven, erteleme, eleştiri, öfke ve suçluluk gibi gündelik konuları da ele alıyor. Bir terapinin yerini tutmaz; ağır ya da uzun süren çökkünlükte bir uzmana görünmek gerekir.
Dale Carnegie · 1948
Dale Carnegie bu kitabı, kendi kaygılarıyla boğuştuğu yıllardan ve dinlediği yüzlerce hayat hikâyesinden yola çıkarak yazdı. Kitap, kaygıyı bir kader değil, kırılabilecek bir alışkanlık olarak ele alır. Bugüne odaklanmayı, en kötü ihtimalle yüzleşmeyi, karar vermeden önce bilgi toplamayı ve geçmişi geride bırakmayı anlatır. Dili eski ve örnekleri bol, ama önerileri bugün de işe yarar. Geceleri aynı düşünceleri çevirip duruyorsan ve bir türlü harekete geçemiyorsan, sana uygulanabilir adımlar verir.
Ichiro Kishimi, Fumitake Koga · 2013
Bir filozof ile hayatından memnun olmayan genç bir adam beş gece boyunca tartışır. Genç itiraz eder, kızar, kolay kolay ikna olmaz. Filozof ise ona Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler'in fikirlerini anlatır. Kitabın iddiası cesurdur: Geçmişin seni tek başına belirlemez, sorunlarının çoğu ilişkilerinden doğar ve başkalarının onayını beklemeyi bırakınca özgürleşirsin. Bu kitap, herkesi memnun etmeye çalışıp yorulan, ne düşünürler diye karar veremeyen ve geçmişine takılıp kalmış hisseden herkese iyi gelir.
Alice Miller · 2004
Bazı rahatsızlıkların açık bir nedeni bulunmadığında beden belki bir şey anlatmaya çalışıyordur. İsviçreli psikolog Alice Miller 2004 tarihli kitabında, çocukken bastırılan duyguların yetişkinlikte bedensel sıkıntı olarak geri dönebileceğini savunur; Almanca adı Bedenin İsyanı anlamına gelir. Çıkış noktası dördüncü emir, yani ana babayı onurlandırma buyruğudur: aşağılanmış ya da kötü davranılmış bir çocuk buna uymak için gerçek duygularını bastırır, der Miller. Bu bir tıp kitabı değil, yazarın kendi yorumu; eleştirmenler kuramı fazla basit buldu. Bu özet kimseyi suçlamaz, bir hekimin ya da uzmanın yerini de tutmaz.