James Clear · 2018
Kötü bir alışkanlığı bırakmak ya da iyisini başlatmak neden bu kadar zor? James Clear bu kitapta cevabı irade gücünde değil, davranışın etrafındaki düzende arıyor. Kitabın ana fikri, çok küçük ve tekrarlanan değişikliklerin zamanla büyük fark yaratabileceği. Yazar alışkanlıkları kimlikle, ortamla ve gündelik tetikleyicilerle birlikte ele alıyor ve bunları dört basit soru etrafında topluyor. Spor, okuma, ders çalışma ya da telefonu bırakma gibi konularda defalarca baştan başlayan herkes için sade ve uygulanabilir bir çerçeve sunuyor.
Dale Carnegie · 1936
Haklı olduğun hâlde neden karşındakini ikna edemiyorsun? Dale Carnegie 1936'da yayımlanan bu kitabında insanlarla geçinmeyi, sevilmeyi ve birini kırmadan fikrini değiştirmeyi gündelik ilkelerle anlatıyor. Kitabın çizgisi, eleştiri ve tartışma yerine içten ilgi, dinleme ve saygıyla ilerlemek. Yazar bu ilkelerin ancak samimi uygulandığında işe yaradığını vurguluyor; amaç insanları kandırmak değil, ilişkiyi korumak. Ofiste, aile sofrasında ya da arkadaş grubunda sık sık gerilim yaşayan herkes için tanıdık ve uygulanabilir bir okuma.
Marcus Aurelius
Bir Roma imparatoru, sefer sırasında notlar alıyor ve bunları kimseye göstermeyi düşünmüyor. Kendime Düşünceler, Marcus Aurelius'un kendine yazdığı, belirli bir sırası olmayan kısa hatırlatmalardan oluşur. Stoa felsefesinden beslenen bu notlarda öfke, kaygı, ölümlülük, zor insanlar ve görev üzerine düşünür. Kitap bir öğüt kitabı değil; bir insanın kendini sakinleştirme ve doğru yolda tutma çabası. Yoğun ve gergin günlerin ardından aklını toparlamak isteyen herkes için kısa parçalar hâlinde okunabilecek bir eser.
Robert Greene · 1998
Ofiste kimin sözünün geçtiğini, kimin neden öne çıktığını hiç merak ettin mi? Robert Greene 1998'de yayımlanan bu kitabında güç ilişkilerini tarihten örneklerle, soğuk bir dille ve kurallar hâlinde anlatıyor. Kitap hem çok okunuyor hem de manipülasyonu öğrettiği için eleştiriliyor. Bu özet kitabı bir el kitabı gibi değil, bir savunma rehberi gibi okuyor: Amaç bu taktikleri başkasına uygulamak değil, sana uygulandığında fark etmek ve bedelini görmek. İş hayatına yeni giren herkes için uyarıcı bir okuma.
Robert T. Kiyosaki · 1997
Aynı maaşı alan iki kişiden biri ay sonunu zor getirirken öteki nasıl birikim yapar? Robert Kiyosaki bu soruyu iki baba üzerinden anlatıyor: çok okumuş ama hep para sıkıntısı çeken kendi babası ve kendi işini kurup varlık biriktiren arkadaşının babası. Kitap, paraya bakışını sorgulatıyor ve finansal okuryazarlığa yeni başlayanlara bir kapı açıyor. Ama bazı finans yazarları tavsiyelerini ve hikâyelerin doğruluğunu sert biçimde eleştirdi. Burada anlatılanlar yazarın görüşüdür, yatırım tavsiyesi değildir.
Viktor E. Frankl · 1946
Bir insanın elinden neredeyse her şey alındığında geriye ne kalır? Avusturyalı psikiyatrist Viktor Frankl, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi toplama kamplarında geçirdiği yılları ve bu yıllardan sonra geliştirdiği logoterapi yaklaşımını anlatıyor. Kitabın ilk bölümü bir tanıklık, ikinci bölümü ise anlamın ruh sağlığındaki yerini açıklıyor. Ağır ama umut taşıyan bir kitap. Bir kayıp yaşadığında, zor bir dönemden geçerken ya da hayatının yönünü sorguladığında yanında olmasını isteyeceğin türden.
Stephen R. Covey · 1989
Etkili olmak daha hızlı çalışmak mı, yoksa doğru şeye çalışmak mı? Stephen Covey 1989'da yazdığı bu kitapta başarıyı kısa yoldan tekniklere değil, karaktere ve ilkelere bağlıyor. Yedi alışkanlık üç basamakta ilerliyor: önce kendi hayatının sorumluluğunu almak, sonra başkalarıyla birlikte çalışmayı öğrenmek, en sonunda da kendini sürekli yenilemek. İş hayatında yoğunluktan boğulan, ilişkilerinde sık sık çatışan ya da öncelik belirlemekte zorlanan herkes için sağlam bir başlangıç.
Paulo Coelho · 1988
Aynı rüyayı defalarca gören bir çoban, rüyanın peşinden gitmeye değer mi? Paulo Coelho'nun bu kısa romanında Endülüslü çoban Santiago, Mısır piramitlerinde bir hazine olduğunu gösteren rüyasının izini sürer. Sürüsünü satar, Afrika'ya geçer, çölü aşar ve yolda kendini değiştiren insanlarla karşılaşır. Kitap bir masal gibi akıyor. Bu yüzden çok sevildi, ama bazı eleştirmenler onu edebiyattan çok kişisel gelişime yakın buldu. Hayallerini ertelediğini hissettiğin bir dönemde okuması kolay, düşündürmesi uzun bir kitap.
Daniel Kahneman · 2011
Neden bazen bir saniyede karar verip sonra pişman oluyoruz? Nobel ödüllü psikolog Daniel Kahneman, 2011'de yayımlanan bu kitapta zihnin iki çalışma biçimini anlatıyor: hızlı ve sezgisel olanı, yavaş ve hesapçı olanı. Çapalama, kayıptan kaçınma, erişilebilirlik gibi düşünme tuzaklarını gündelik kararlarla bağlıyor. Para, iş ya da sağlıkla ilgili önemli bir seçimden önce işine yarar. Küçük bir not: hazırlama etkisi gibi bazı bölümler sonradan tekrarlanamayan çalışmalara dayandığı için sorgulandı; Kahneman da bunu kabul etti.
Napoleon Hill · 1937
Büyük Buhran yıllarında, 1937'de yayımlanan bu kitap kişisel gelişim türünün klasiklerinden biri. Napoleon Hill, başarılı insanlardan derlediğini söylediği ilkeleri adım adım anlatıyor: güçlü bir istek, inanç, plan, kararlılık ve destek veren bir çevre. Ancak Hill'in Andrew Carnegie ile buluşması gibi anlattığı görüşmelerin çoğu belgelenemedi ve düşüncenin zenginlik getirdiği iddiasının bilimsel dayanağı yok. Yine de hedef koyma ve sebat üzerine kendine soru sormak isteyen biri için düşündürücü bir metin.
Mark Manson · 2016
Sürekli daha mutlu, daha başarılı, daha özel olmaya çalışmak insanı neden bu kadar yorar? Blog yazarı Mark Manson'ın 2016'da yayımlanan bu kitabı, hep olumlu düşün çağrısına itiraz ediyor. Ona göre mesele her şeyi umursamak değil, neyi umursayacağını seçmek. Sorunlardan kaçılamayacağını, acının da anlam taşıyabileceğini ve sorumluluk almanın senin elinde olduğunu sert ama samimi bir dille anlatıyor. Her şeye yetişmeye çalışırken tükendiğini hissediyorsan iyi bir başlangıç.
Eckhart Tolle · 1997
Zihnin durmadan geçmişi ve geleceği anlatırken sen tam olarak nerede duruyorsun? Eckhart Tolle'nin ilk kez 1997'de yayımlanan bu kitabı, acının büyük kısmının şimdiki ana direnmekten ve düşüncelerle özdeşleşmekten doğduğunu savunuyor. Çoğunlukla soru cevap biçiminde yazılmış manevi bir rehber. Yazarın iddiaları bilimsel araştırmaya değil, kendi deneyimine ve çeşitli manevi geleneklere dayanıyor; bazı eleştirmenler dilini fazla mistik buldu. Zihnindeki gürültüyle baş başa kaldığında farklı bir bakış arıyorsan işine yarayabilir.
Morgan Housel · 2020
Parayla iyi olmak, ne kadar bildiğinden çok nasıl davrandığına bağlı olabilir mi? Finans yazarı Morgan Housel bu kitapta kısa hikâyelerle paranın matematiğini değil, kafamızdaki hâlini anlatıyor: korku, kıyas, şans, sabır. Kitap bir yatırım rehberi değil; ne alacağını söylemiyor, neden öyle karar verdiğini sorgulatıyor. Maaş gününden önce hesap yapan, birikim yapmakta zorlanan ya da aile içi para tartışmalarından yorulan herkes için iyi bir başlangıç.
Niccolò Machiavelli · 1532
Beş yüz yıldır yasaklanan, övülen ve lanetlenen bir kitabı neden hâlâ okuyoruz? Floransalı diplomat Niccolò Machiavelli, Hükümdar'ı 1513'te görevden alınıp sürgüne gönderildiği yıllarda yazdı ve Medici ailesine sundu. Kitap gücün nasıl kazanılıp korunduğunu ahlak vaazı olmadan anlatıyor. Bugün onu bir talimat kitabı gibi değil, bir harita gibi ele almak daha işe yarar: Ofiste, siyasette ya da aile içinde güç oyunlarını fark etmek ve kendini korumak isteyen herkes için.
Robin Sharma · 1997
Başarılı bir avukat, kalp krizi geçirdikten sonra her şeyini bırakır ve yıllar sonra bambaşka biri olarak döner. Robin Sharma bu kitapta kişisel gelişim fikirlerini bir masal gibi anlatıyor: iki eski dostun uzun bir gece boyunca yaptığı sohbet. Konular tanıdık ama yalın: zihnini toparlamak, bir amaç bulmak, küçük adımlarla ilerlemek, zamanı korumak ve başkalarına faydalı olmak. Yoğun tempoda yaşayıp ne için koştuğunu unutmuş herkes için sakin bir hatırlatma.
Daniel Goleman · 1995
Okulda çok başarılı olup hayatta zorlanan, ortalama notlarla ama insanlarla iyi geçinerek ilerleyen tanıdıkların vardır. Psikoloji yazarı Daniel Goleman bu kitapta farkın bir kısmını duyguları tanıma ve yönetme becerisinde arıyor. Kavramı geniş kitlelere tanıtan kitap, bu becerilerin öğrenilebileceğini savunuyor. Bazı iddiaları akademide tartışmalı bulunsa da sunduğu çerçeve gündelik hayatta işe yarar sorular sorduruyor: Ne hissediyorum, neden, ve şimdi ne yapacağım?
Don Miguel Ruiz · 1997
Kafanda dönüp duran bir cümle, bir bakış ya da cevapsız kalmış bir mesaj gününü nasıl mahvedebiliyor? Don Miguel Ruiz bu kısa kitapta, insanın kendine ve başkalarına dair edindiği sessiz kuralları sorguluyor ve yerine dört basit ilke koyuyor. Yazar bu ilkeleri Tolték bilgeliğine dayanan bir öğreti olarak sunuyor. Kitabın gücü sadeliğinde: Sözüne dikkat et, üstüne alınma, varsayma, elinden geleni yap. Okuması kolay, uygulaması ise ömürlük bir alıştırma.
Ahmet Şerif İzgören · 2002
Adını bir İngilizce sınavındaki komik çeviri hatasından alan bu kitap, Türkiye'de yıllardır elden ele dolaşan kişisel gelişim kitaplarından biri. Eğitimci ve konuşmacı Ahmet Şerif İzgören, öğüt sıralamak yerine hikâyeler ve sohbet tadında bir anlatım seçiyor. İletişimi, başarıyı, hayata bakışı ve kendine değer vermeyi düşündürmeye çalışıyor. Kimi yerde güldüren, kimi yerde duraklatan bir kitap. Okuma alışkanlığı yeni oturan biri için de, insan ilişkilerinde neden sık sık yanlış anlaşıldığını merak eden biri için de rahat bir başlangıç.
Charles Duhigg · 2012
Sabah kalkınca telefona uzanmak, eve gelince televizyonu açmak, stresliyken atıştırmak: Günün büyük kısmını aslında düşünmeden yaptığımız şeyler yönetiyor olabilir mi? Gazeteci Charles Duhigg bu kitapta alışkanlıkların nasıl oluştuğunu ve nasıl değiştirilebileceğini bilimsel araştırmalar ve vaka hikâyeleriyle anlatıyor. Kitap üç katmana bakıyor: tek tek kişiler, şirketler ve toplumlar. Bir alışkanlığı bırakmaya çalışıp tekrar tekrar başa dönenler ya da bir ekipte işleyişi değiştirmek isteyenler için düşündürücü bir okuma.
Simon Sinek · 2009
Bazı markalara, liderlere ya da ekiplere insanlar neden bağlı kalır da benzer ürün sunan başkaları kolayca unutulur? Simon Sinek bu kitapta cevabı ne yaptığımızda değil, neden yaptığımızda arıyor. Altın çember adını verdiği basit modelle, insanları ikna etmenin iki yolunu karşılaştırıyor: kısa vadeli manipülasyon ve uzun soluklu ilham. Kitap bir şirket kitabı gibi görünse de ekip yöneten, küçük bir işletme kuran, hatta bir derneği ayakta tutmaya çalışan herkesin kendine sorması gereken bir soruyu öne çıkarıyor.