Google yararlı içerik ilkelerine uygun olarak hiçbir fikri kilitlemeden, kitabın tüm omurgasını ve her bölümün sabah mikro-eylemini aşağıda açık olarak sunuyoruz:
BÖLÜM 1 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
1. Sabah kalkma sebebin
“Sabah yataktan seni ne kaldırır?”
Japoncada ikigai kabaca yaşamaya değer kılan şey demektir. Büyük bir misyon olmak zorunda değil. Okinawa'daki bir yaşlı için bu, bahçesindeki domatesler ya da her sabah selam verdiği komşuları olabilir. Yazarlar, uzun yaşayan insanların çoğunun bunu bildiğini anlatır. Kendine şunu sor: Pazar sabahı alarm kurmadığın hâlde erkenden kalkıp yaptığın şey ne? Annene telefonda anlatırken sesinin canlandığı konu hangisi? Cevap hemen gelmeyebilir. Bir hafta boyunca seni gerçekten heyecanlandıran anları telefonuna not et. Ortak bir çizgi çıkacak. İkigai çoğu zaman yeni bir şey bulmak değil, zaten sevdiğin şeyi fark etmektir.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Gözlerini açtığında kendine sor: 'Bugün beni en çok heyecanlandıran küçük şey ne?' (45 sn)
BÖLÜM 2 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
2. Dört soru, bir kesişim
“Hızlı koşan hayatı kaçırır her an.”
Kitapta ikigaiyi anlatmak için dört daireli bir şema kullanılır: sevdiğin şey, iyi olduğun şey, dünyanın ihtiyaç duyduğu şey ve sana para kazandıran şey. Dördünün buluştuğu yer ideal noktadır. Bunu bir test gibi değil, bir pusula gibi kullan. Diyelim ki muhasebede çalışıyorsun ve hafta sonları yeğenine matematik anlatmaya bayılıyorsun. Rakamlarda iyisin, anlatmayı seviyorsun, çocukların buna ihtiyacı var. Belki bir gün bu dört daireyi birleştiren bir iş kurarsın, belki de sadece mahallede ücretsiz bir etüt açarsın. Önemli olan, bir dairenin eksik kaldığını görüp onu bilerek beslemektir.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Kahvaltını yaparken acele etme; her lokmayı hissederek çiğne ve doymadan bir tık önce dur. (90 sn)
BÖLÜM 3 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
3. Emeklilik bir son değil
“Zamanın durduğu o anı hatırla.”
Yazarların görüştüğü yaşlıların çoğu, bildiğimiz anlamda emekli olmaz. Yaşları ilerlese de bahçeyle uğraşır, el işi yapar, mahallede bir göreve koşar. Kitap, işe yarar olma hissinin insanı ayakta tuttuğunu savunur. Etrafına bak: emekli olunca bütün günü televizyon karşısında geçirmeye başlayan biri mutlaka vardır. Bir de her sabah fırına yürüyüp ekmek alan, torununu okuldan getiren, apartmanın işlerini takip eden biri. İkincisi daha canlıdır. Sen de kendine sor: maaşın olmasa bile yapmaya devam edeceğin bir uğraşın var mı? Yoksa şimdiden küçük bir tane başlat.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah işine başlarken 25 dakika boyunca telefonunu sessize alıp tek bir göreve dal. (45 sn)
BÖLÜM 4 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
4. Akışa gir, saati unut
Kitap, psikolojideki akış kavramına da yer verir: bir işe öyle dalarsın ki zaman akıp gider, telefonu bile unutursun. Bu hâl genellikle zor ama imkânsız olmayan işlerde ortaya çıkar. Çok kolay iş sıkar, çok zor iş kaygı verir. Mutfakta yeni bir tarifi denerken ya da bir yapbozun son parçalarını ararken bunu yaşamışsındır. Akışa daha sık girmek için önce dikkat dağıtıcıları azalt. Telefonu başka odaya koy. Tek bir işe odaklan. Hedefi net tut: bu akşam sadece şu bölümü bitireceğim gibi. Akışta geçen saatler, gün sonunda en çok tatmin veren saatlerin olur.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Akışa gir, saati unut' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 5 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
5. Doymadan önce kalk
Okinawa'da yemekle ilgili bilinen bir kural var: midenin yaklaşık yüzde sekseni dolunca yemeyi bırakmak. Japonca adı hara hachi bu. Yazarlar bu alışkanlığı oradaki uzun yaşamla ilişkilendirir. Bu bir sağlık reçetesi değil, ama denemeye değer bir farkındalık egzersizi. Bayram sofrasında annen ısrarla bir tabak daha koyar, sen de hayır diyemezsin. Sonra yarım saat koltukta kıpırdayamazsın. Bir dahakine yavaş ye ve tam doyduğunu hissetmeden önce çatalı bırak. On dakika bekle. Çoğu zaman açlık duygusunun geçtiğini görürsün. Az ama tadını çıkararak yemek, bedenini dinlemenin basit bir yoludur.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Doymadan önce kalk' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 6 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
6. Seni bekleyen bir masa
Ogimi'de insanlar moai denen küçük gruplar kurar. Bunlar yıllarca birbirine destek olan, düzenli buluşan arkadaş topluluklarıdır. Biri zor duruma düşerse ötekiler yardıma koşar. Yazarlar bu bağın uzun ve keyifli yaşamın önemli bir parçası olduğunu anlatır. Bizde de benzerleri var: her hafta aynı çay bahçesinde buluşan emekliler, yıllardır süren altın günleri, mahalle maçı. Senin böyle bir masan var mı? Yoksa küçük başla. Üç arkadaşınla ayda bir aynı gün kahvaltı sözü ver ve bunu ertelenemeyecek bir randevu gibi koru. Düzenli görüşmek, ara sıra büyük buluşmalardan daha çok bağ kurar.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Seni bekleyen bir masa' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 7 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
7. Kırılmadan esne
Kitabın son kısmı, hayatın kaçınılmaz aksiliklerine nasıl bakacağını konuşur. Japon kültüründeki wabi-sabi düşüncesi, kusurlu ve geçici olanın da güzel olabileceğini söyler. Ichi-go ichi-e fikri ise her anın bir daha tekrarlanmayacağını hatırlatır. Yani mükemmeli beklemek yerine elindekinin değerini bil. İşten çıkarıldığını düşün. Bir gün öfkelenir, bir gün üzülürsün. Sonra yapabileceğin küçük şeylere dönersin: eski bir arkadaşı ara, ertelediğin kursa yazıl. Dayanıklılık hiç sarsılmamak değildir. Sarsılıp yine ayağa kalkabilmektir. İkigaisini bilen insan, fırtınada tutunacak bir dal bulur.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Kırılmadan esne' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 8 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Ikigai
8. Anlam bulunur, uydurulmaz
Hayatın anlamını sormak, bir sınavın cevap anahtarını aramak gibi hissettirir. Kitap, Viktor Frankl'ın logoterapisine yer verirken şu fikri öne çıkarır: anlam sıfırdan icat edilmez, hayatın içinde keşfedilir; her insanda farklıdır ve yaşla birlikte değişir. Yani on yıl önce seni ayakta tutan sebep bugün işlemiyorsa bu bir eksiklik değil, yeniden bakma zamanıdır. Çocukları evden ayrılan bir anne için yeni sebep, mahalledeki bir kursta gönüllü öğretmenlik olabilir. Yazarlar ikigaiyi logoterapiyle akraba bir fikir olarak görür. Bu hafta bir akşam hayat benden şu an ne bekliyor sorusunu yaz ve aklına gelen ilk üç cevabı sakla.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bu hafta bir akşam hayat benden şu an ne bekliyor sorusunu yaz ve aklına gelen ilk üç cevabı sakla.