Felsefe ve Yaşamın Anlamı
8 Bölüm · 3–4 dk Animasyon
Bilinenden Kurtulmak (1969)
Orijinal Adı: Freedom from the Known
Düşünce kalıpların, öğrendiğin hazır cevaplar ve başkalarının sana bıraktığı otorite, aslında özgürlüğünün önündeki engel olabilir mi? Jiddu Krishnamurti, hayatını dünyayı dolaşıp insanlarla konuşarak geçirmiş bir düşünür. Bu kitap, hem kendi hem başkalarının otoritesinden kurtulmanın zihni taze tuttuğunu savunur. Öğretmek yerine paylaşmayı seçen bir ses. Aşağıdaki kartlar Krishnamurti'nin bakışını ve onu günlük hayatta sınamanın yollarını özgün bir dille aktarıyor. Her bölümü bir davet gibi ele al.
Öne Çıkan Temel Fikirler ve Bölümler:
- Bölüm 1 — Öğretmek değil paylaşmak: Krishnamurti, zihnin geçmiş deneyimlerin, inançların ve toplumsal kalıpların toplamı tarafından koşullandırıldığını vurgular. Karşılaştığımız her yeni duruma bu eski mercekle bakarız ve bu yüzden gerçeği olduğu gibi göre…
- Bölüm 2 — Otorite içeride de yaşar: Kitabın merkezindeki fikir, otoritenin yalnızca dışarıdan gelmediği; kendi alışkanlıklarımızın ve inançlarımızın da otorite haline gelebildiği. Aile, din, siyaset ya da ünlü bir uzman olabilir, ama bir de kendi önceki de…
- Bölüm 3 — Zihin geçmişin gölgesinde: Krishnamurti'ye göre düşünce hafıza ve geçmiş deneyimden doğar; dolayısıyla yeni olanı eskinin gözüyle görme eğilimi taşır. Yeni tanıştığın birini üç dakika içinde etiketleyip kutuya koyman buna örnektir. Bir kişiye ya d…
Temel Kazanımlar:
- Otoriteden kurtulma fikrinin neyi kastettiğini anlarsın
- Düşüncenin geçmişten beslendiğini ve bunun sonuçlarını düşünürsün
- Kendini gözlemlemenin başkasının reçetesinden farkını görürsün