Google yararlı içerik ilkelerine uygun olarak hiçbir fikri kilitlemeden, kitabın tüm omurgasını ve her bölümün sabah mikro-eylemini aşağıda açık olarak sunuyoruz:
BÖLÜM 1 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
1. Uyuduğunu fark etmek ilk adım
“Mış gibi yaşamaktan yorulmadın mı artık?”
Yazara göre değişim, kişinin otomatik pilotta yaşadığını fark ettiği anda başlar. Sabah kalkar, aynı yoldan işe gider, akşam aynı dizileri izlersin; günler birbirine benzer ama nedenini sormazsın. Cüceloğlu bu hâli bir tür uykuya benzetir; insan ancak uyuduğunu fark ettiğinde uyanabilir. Annenle her telefon konuşmasının aynı sitemle bitmesi buna tanıdık bir örnek: Konu değişse de senaryo aynıdır, çünkü ikiniz de ezberlediğiniz rolleri oynarsınız. Uyanmak, bu tekrarı görmek ve içinde senin payının ne olduğunu sormaktır. Bu akşam gününü geriye doğru düşün ve hiç düşünmeden yaptığın üç şeyi bir kâğıda not et.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Güne başlarken 'mış gibi' yaptığın tek bir davranışı tespit et ve bugün onu yapmamaya niyet et (60 saniye).
BÖLÜM 2 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
2. Hayatının faturasını kime kesiyorsun
“Hayatının faturasını kime kesersin?”
Kitabın merkezindeki sorulardan biri, yaşamının sorumluluğunun kime ait olduğudur. İnsan mutsuzluğunu kolayca ana babasına, eşine, çalıştığı şirkete ya da ülkenin koşullarına bağlayabilir. Yazar bu yaygın cevapları sıralar, ama savaşçıyı sorumluluğu kendi üzerine alan kişi olarak tanımlar. Küçük bir kırtasiye işleten biri, okul alışverişi internete kaydı diye yıllarca yakınıp hiçbir şeyi değiştirmeyebilir; bir başkası aynı koşulda velilerden mesajla sipariş alıp teslim etmeyi dener. İkisi de zor durumdadır, fark sordukları sorudadır. Şu an yakındığın bir durumu düşün ve kendine sor: Bunun içinde benim elimde olan küçük bir şey ne? Cevabı tek cümleyle yaz ve önümüzdeki günlerde onu bir kez dene.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Yakındığın bir konuyu düşün ve 'burada benim payım ne?' sorusunu kendine dürüstçe sor (60 saniye).
BÖLÜM 3 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
3. Onay için değil niyetle yaşamak
“Alkış peşinde koşmak seni tüketir.”
Cüceloğlu'nun savaşçısı, başkalarının beğenisini kazanmak için değil, kendi niyetiyle yaşayan kişidir. Çevrenin onayını istemek doğaldır; sorun, bu arayışın bütün kararları yönetmeye başlamasıdır. Aile mesaj grubunda akrabaların ne diyeceği kaygısıyla oğlunun meslek seçimine karışan bir baba düşün. Derdi aslında çocuğunun mutluluğu değil, akrabalar arasındaki itibarıdır, ama bunu kendine bile itiraf etmez. Yazara göre bu tür bir yaşam zamanla kişiyi kendi hayatına yabancılaştırır ve içini boşaltır. Niyetle yaşamak, kararın arkasındaki gerçek nedeni bilmek demektir. Yaklaşan önemli bir kararını düşün ve iki soruyu alt alta yaz: Bunu kimin gözünde iyi görünmek için yapıyorum, bunu gerçekten ben ne için istiyorum?
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Günün en kritik kararı için kendine sor: 'Kimse görmese bile bunu yapar mıydım?' (45 saniye).
BÖLÜM 4 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
4. Yarım kalan işlerin sessiz yükü
Kitapta ele alınan konulardan biri bitmemiş işlerdir. Cüceloğlu'nun çerçevesinde yarım bırakılan işler insanın enerjisini sessizce tüketir; bunları tamamlamadan güç toplamak zordur. Bu yüzden bugünü erteleyip duran, şimdi ve şu anda harekete geçmekten kaçan tembellikten kurtulmak gerekir. Telefonunda aylardır yanıtlamadığın bir mesaj, yarıda bıraktığın bir yüksek lisans başvurusu ya da kardeşinle hiç konuşulmamış bir kırgınlık düşün. Hiçbiri bugün acil değildir, ama her biri zihninde bir köşeyi işgal eder ve yeni bir işe başlarken seni yavaşlatır. Bitmemiş bir işin ölçütü basittir: Aklına her geldiğinde içinde küçük bir ağırlık bırakıyorsa, hâlâ seninle birlikte yürüyordur.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Yarım kalan işlerin sessiz yükü' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 5 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
5. Gerçeğe saygı göstermek
Cüceloğlu sağlam bir geleceğin temellerinden biri olarak gerçeğe saygıyı gösterir. Bu, hoşuna gitmese de olanı olduğu gibi görmek ve kendini kandırmamak demektir. Dedenin sağlığının artık eskisi gibi olmadığını ailede herkes bilir ama kimse konuşmaz; pazar kahvaltısında her şey yolundaymış gibi davranılır. Gerçek konuşulmadıkça bakımın nasıl paylaşılacağı, kimin hangi gün yanında kalacağı da ertelenir. Cüceloğlu gerçeğe saygısızlığı pek çok kötülüğün kaynağı olarak görür; gerçekten kaçmak kısa vadede huzur verse de uzun vadede ilişkileri ve kararları içten içe çürütür. Gerçeğe saygı sert olmak anlamına gelmez; nazik ama açık olmayı gerektirir. Ailende herkesin bildiği ama kimsenin dile getirmediği bir konu varsa, onu konuşmak için sakin bir zaman ve doğru bir kişi belirle.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Gerçeğe saygı göstermek' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 6 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
6. Olduğun gibi görünmenin gücü
Kitaba göre bütünlük, kişinin içiyle dışının tutarlı olmasıdır. Evde başka, işte başka, sosyal medyada bambaşka biri gibi davranan insan, sürekli rol yapmaktan yorulur. Toplantıda yöneticinin önerisine herkesin önünde evet deyip koridorda onu eleştiren bir çalışan, hem kendine hem de çevresine güvensizlik üretir. Cüceloğlu insanın olduğu gibi görünmesi, göründüğü gibi olması üzerinde durur; bu cesaret ister ama uzun vadede iç huzuru ve güveni artırır. Bu, aklından geçen her şeyi pervasızca söylemek değil, söylediğinle yaptığın arasındaki mesafeyi kapatmaktır. İçinden farklı düşündüğün hâlde onayladığın son durumu hatırla ve bir dahaki sefere düşünceni nazikçe nasıl dile getireceğini önceden kafanda prova et.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Olduğun gibi görünmenin gücü' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.
BÖLÜM 7 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
7. İlişkide vicdanı canlı tutmak
Yazar ilişkilerde vicdanlı olmayı güçlü bir yarının dayanaklarından biri sayar. Bunu, karşındakini bir araç gibi değil, kendi iç dünyası olan bir insan gibi görmek diye okuyabilirsin. Yıllardır alışveriş yaptığın manav sana en güzel domatesleri ayırıyor diye onu sevmek kolaydır; ama aynı manavın yanında çalışan gence ters davrandığını görünce bir şey hissetmiyorsan, ilişkiyi yalnızca kendi çıkarın üzerinden kurmuşsundur. Vicdan, kendini başkasının yerine koyabilmek ve yaptığının onu nasıl etkilediğini umursamaktır. Bu duyarlılık, kişinin kendine duyduğu saygıyı da besler. Bugün yaşadığın küçük bir konuşmayı karşı tarafın gözünden yeniden düşün ve fark ettiğin bir ayrıntıyı not et.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün yaşadığın küçük bir konuşmayı karşı tarafın gözünden yeniden düşün ve fark ettiğin bir ayrıntıyı not et.
BÖLÜM 8 · 3–4 DK SESLİ ANİMASYON
Savaşçı
8. Anlam ve coşku arayışı
Kitabın alt başlığındaki anlamlı ve coşkulu yaşam fikri, bütün tartışmaları birbirine bağlar. Kitapta anlamını yitirmiş bir hayatın kökü, yalnızca önemsenen kişilerin kabulünü aramakta ve kendi özgün yolunu kuramamakta görülür; anlam, kişinin kendi yolunu aramaya başlamasıyla filizlenir. Coşku da büyük olaylardan çok, yaptığın işe kendini verdiğinde ortaya çıkar. Emekli olduktan sonra günleri boş geçen bir dayının, bir gençlik merkezinde çocuklara satranç öğretmeye başlayınca yeniden canlandığını düşün. Değişen dış koşullar değil, onun kendine bir anlam alanı açmasıdır. Zamanın nasıl geçtiğini unuttuğun anlar, neyin sana değerli geldiğine dair çoğu zaman en dürüst ipucudur.
☀ Sabah 07:30 Mikro-Eylemi (60 Saniye Uygulama)
Bugün sabah ilk işine başlamadan önce 60 saniye ayır ve 'Anlam ve coşku arayışı' ilkesini kendi günündeki tek bir karara nasıl uygulayacağını tek cümleyle not et.